TÜİK verilerine göre, makina sektöründe yaşanan imalat azalması 2008 yılı son aylarında..
İç pazardaki talep daralması kadar ihracattaki gerilemenin de bu olumsuz gelişmede etkili olduğu bir gerçektir. Ekim 2008’de 6,9 Kasım’da 11,7 ve Aralık’ta 17,8 azalan ihracat Ocak 2009’da 20,8 ve Şubat ayında da 34,2 gibi artan bir seyir izlemiştir.
Benzer olumsuz gidiş ithalatta da gözlenmektedir. Ekim ayında 16,3’lük azalış, Kasım’da 38,6 Aralık’ta 39,8 olmuş, Ocak 2009’da 43,3 ve Şubat’ta da 45,8 gibi büyük değerlere çıkmıştır. Bu olumsuz gelişme, 2007 yılı ortalarından beri tüm sektörlerde gözlenen yeni yatırımların azalması ve bu gerilemenin 2008 yılı son aylarında hız kazanması ve diğer sektörlerdeki yatırım azalmasının makina talebinin büyük ölçüde düşmesine neden olmasından kaynaklanmaktadır.
Haziran 2008 ayı sonrasında bir önceki yılın aynı ayına göre makina imalat ve dış ticaretindeki değişim oranları şu şekilde gerçekleşmiştir:
Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat
İMALAT -5,3 4,7 -7,3 -6,2 -10,9 -11,1 -14,8 -22,7 -25,8
İTHALAT 2,3 12,3 -6,2 0,1 -16,3 -38,6 -39,8 -43,3 -45,8
İHRACAT 27,4 22,6 18,7 18,1 -6,9 -11,7 -17,8 -20,8 -34,2
Makina sektörü, istisnasız tüm sektörlere makina vermektedir. Bir turistik tesiste dahi, iklimlendirmede, gıda hazırlamada, tesisatın işletilmesinde çeşitli makina ve donanım kullanılmaktadır. Ekonomide yaşanan olumsuzluk tüm sektörlerde acil olmayan yatırımların ertelenmesine neden olmakta, buna bağlı olarak da makina talebi büyük ölçüde düşmektedir.
Son olarak alınan KDV oranı indirimi kararı ise önemli eksiklikler nedeni ile beklendiği kadar olumlu etki yaratamayabilecektir. Tanınan 3 aylık süre, bu sektörün yapısına uygun bulunmamaktadır. Birçok makina türü, seri imalat olarak değil, müşteri taleplerine göre yeniden tasarlanmakta ve imal edilmektedir. Avrupa Birliğinde yayınlanan raporlarda belirtildiği gibi bu tür makinaların ortalama teslim süresi 5 ayın üzerindedir. Günümüzün ekonomik koşulları, makina imalatçılarının stok için çalışmalarına imkan vermemektedir. Stokta kalacak 5-6 makina dahi firmanın nakit akışını sıkıntıya sokabilmektedir. Özellikle KOBİ’lerin ilerde satarım düşüncesi ile stok için makina imal etmesi söz konusu değildir. Dolayısıyla KDV indirimi için tanınan sürenin uzatılmaması halinde, alınan karar son dönemde ciddi sorunlar yaşayan KOBİ’lere hemen hiçbir katkı sağlamayacaktır.
Diğer yandan KDV indiriminin sadece belirli makinalara uygulanması da gerçekçi bir uygulama değildir. Tüm makinalar yatırım malıdır ve daha önce ifade edildiği gibi tüm sektörler, öyle veya böyle makina almaktadır. Diğer sektörlerin yatırım yapabilmeleri, istihdamı artırmaları veya en azından korumaları için yeni yatırım yapmaları, bu maksatla makina almaları teşvik edilmelidir.
Aslında makina satışlarında uygulanan KDV’nin belirli bir süre için değil, devamlı olarak 8 değerinde uygulanması gerekmektedir. Önemli yatırımlar hemen tümü ile teşvik belgesi alınmak suretiyle yapılmaktadır. Teşvik belgeli yatırımlarda KDV oranı sıfırdır, yani KDV ödenmemektedir. KDV’yi daha çok mali imkanları yeterli olmayan, teşvik belgesi alabilecek ölçekte yatırım yapamayan ve ihtiyaçlarını mali imkanları müsait olduğu dönemlerde tek tek alarak ihtiyaçlarını karşılayan KOBİ’ler ödemektedir. Sonuç olarak, büyük ölçekli firmalar makina alırken KDV muafiyetinden yararlanmakta, KOBİ’ler ise bu vergiyi ödemektedirler. Bu durum, küçük firmalar için bir ölçüde haksız rekabet yaratmaktadır.
Diğer yandan bazı yorumcular KDV’nin 8’in de altında olmasını, hatta sıfıra indirilmesini önermektedirler. KDV’nin sıfır olması, imalatta kullanılan ara mallarına da uygulanmadığı takdirde 18 ile ara malı alıp, makinayı 0 KDV ile satan imalatçı için önemli mahsup sorunlarına neden olabilecektir. Sıfır KDV, daha çok makina ithalatı yapan firmalar için bir kolaylık sağlayabilecektir.
Ekonominin canlandırılması yönünde önlemler alınırken, bugüne kadar Yatırım İndirimi teşvikinin tekrar uygulanması konusunda bir gelişme olmaması çok büyük bir eksikliktir. Yatırımların durma noktasına geldiği bu dönemde esasen bir vergi tahsilatı da yapılamamaktadır. Dolayısıyla yatırım indirimi uygulaması yeni bir vergi kaybına neden olmayacak, buna karşın yatırım yapmayı, buna bağlı olarak istihdamı artırmayı veya en azından korumayı da sağlayacaktır. Bu nedenle yatırım indirimi mutlaka tekrar uygulamaya konulmalıdır.
Diğer yandan amortisman süresinin kısaltılması da yeni yatırımları kolaylaştırmak bakımından mutlaka üzerinde durulması gereken bir konudur.
Arslan SANIR
Makina İmalatçıları Birliği
Koordinatör








Bu yazı
Etiketler:


