Makina imalatçıları, yılın ikinci yarısından itibaren AB ülkelerindeki gelişmeleri yakından izliyor. İzlerken de büyük bir tedirginlik duyuyor. Çünkü AB ülkeleri, üreticilerimiz açısından büyük önem arz ediyor. Başta İtalya ve İspanya olmak üzere AB’nin birçok ülkesinde durum hiç de iç açıcı değil… Yani tedirgin olmakta haklılık payları var. Peki, AB ülkelerinin içinde bulunduğu durum, Türk makine ihracatçılarının sonu mudur? İhracat, yok denecek seviyelere mi düşer? Tabi ki bu sorular yersiz ve bir o kadar da gereksizdir. Çünkü AB’ye alternatif olarak birçok pazar Türk makine üreticilerine göz kırpmaktadır. Başta Kuzey Afrika olmak üzere Ortadoğu ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri bu pazarların başında geliyor.
Eski doğu bloğu ülkeleri ile Hint pazarını da göz ardı etmemek gerekiyor. Ki ülkemizdeki bazı firmalar durumu önceden sezip bu pazarları birçok defa ziyaret ettiler, birçok iş bağlantıları yaptılar. Artık “Made in Turkey” makinalar dünyanın her noktasında kabul görüyor, kalitesiyle adından söz ettiriyor. Ürün kalitesiyle birlikte uluslar arası pazarlarda az da olsa markasını ön plana çıkaran ve marketing çalışmalarına önem veren firmalarımız ise parsadan paylarını kolaylıkla alabiliyorlar.
Demek ki AB ülkelerindeki yangını seyretmeyi bırakıp yeni denizlere yelken açacağız. Bunu yaparken hem ülke ekonomisini kalkındıracağız, hem cari açığı azaltacağız hem de Türk makine üreticilerinin sesini yeni kulaklara duyuracağız. Bu vesile ile birçoklarının felaket tellallığı yaptığı bu dönemde; makina sektörünün 2012 yılında da başarılı olacağına inanıyor, sanayicilerimize güveniyorum. Son olarak Win Fuarları’nın 1. Fazında tüm sektör mensuplarını standımıza davet ediyorum. Sevgiyle kalın…


Etiketler:



